Home / MAKALELER / Veri Ambarı / Veri Ambarı Nedir ? Tarihçe -1

Veri Ambarı Nedir ? Tarihçe -1

Veri ambarı oluşturmanın temel yapısını öğrenmeye başlayanların veri ambarları hakkında edindikleri ilk fikir verilerin bir yerden başka bir yere kopyalanmasıdır. Ki olayın başlangıcında veri ambarcılığının bu denli basit olduğunu zannedenler : “Bu sadece zaman kaybıdır. Verinin kopyalanması başka bir yere taşınması ya da bir amaç için yeni bir database altında birleştirilmesine ne gerek var? Orijinal kaynağından bu verilere ulaşılabilir ve aynı şeyler için kullanılabilir” demeye başlarlar.

Veri ambarcılığını daha iyi anlamak için öncelikle “Neyi-Neden” yaptığımızı öğrenmeliyiz.

Konunun devamında bahsedeceğim kısımda Veri ambarının ilk doğuşu, bu fikrin ortaya atılma süreçlerini incelediğinizde Veri Ambarlarının bu gününe nasıl geldiğini anlayacaksınız.

Günümüzden Önce – Başlangıç Aşamaları

Veri ambarcılığının günümüze kadar gelişimi aşamasında ilk başlangıç noktası elbette ki bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıdır.

Charles Coolidge Parlin (1872-1942) : Devam eden pazarlama araştırmaları;

Parlin, Pazarlama araştırmalarının babası olarak kabul edilir. Pazarlama araştırmalarını Curtis Publishing Co. adındaki şirket bünyesinde müşteriler ve şatış merkezlerinde yaptığı çalışmalar sonunda şirketin reklamcılığı üzerinde uygulamıştır. – The Saturday Evening Post

Arthur C. Nielsen (1923), Amerikada AC Nielsen şirketini kurdu.

Arthur C. Nielsen, modern pazarlama sisteminin ilk kurucularındandır. Tüketici odaklı pazarlama ve medya araştırmalarında yapılan inovasyonlar sonucunda, Nielsenin ortaya koyduğu benzersiz perakende-ölçüm tekniği, Neilsenin müşterilerine, ilk güvenilir ve tarafsız rekabetçi-performans , pazarlama ve satış stratejileri üzerinde kar ve zarar dengesini değerlendirebilme imkanı tanıdı. Neilsenin arştırmaları sonucunda Pazar payı kavramını önemli bir değer olarak almış ve elde ettiği sonuçlardaki etkisi ve gerçekliği şirket preformanslarında Pazar payının önemli olduğu kabul edilmiştir.

İşte bu iki çalışmanın sonucunda veri ambarcılığının doğuşuna liderlik etmiştir. Çünkü bu iki çalışmada da yüksek kalitedeki verilerin formulize edilip şirketlerin karar mekanizmalarına etken teşkil etmesi için kullanılır.

Hazırlık Aşamaları – 1970 ler

1970 ler bilgisayar dünyasının yeni gelişmeye başladığı hala daha çok hantal makinaların bulunduğu zamanlardı. Gerçek veriler üzerinde çalışmak ve bu verileri anlamlandırmak o zaman için çok zordu. Verilerin kayıt altında tutulması ve bu kayıtlara erişmek bugünün teknolojisini düşündüğünüzde (ilişkisel veri tabanı sistemleri) hayal bile edemeyeceğiniz zorlukta idi.

Bilgi sistemlerindeki o günün teknolojisi ile üretilmiş bu makinalar üzerinde yapılan uygulamalarda yine de gözle görülür başarılara ulaşılmıştı. Örneğin verilerin işlenmesi sonucu şirketlerin müşteri bilgileri, şirket hesaplarındaki girdi-çıktılar, üretilen ürünler vb. gibi bilgiler elde edildi. Ve bu bilgiler dosyalar ve veri tabanları tarafından kaydedildi. Yine de bazı kısımlarda teknoloji yetersiz neredeyse bazı işlemleri gerçekleştirmek imkansızdı. Örneğin büyük pazarlama ağına sahip bir şirketin orta Anadolu’daki satış oranları ile doğu Anadolu’daki satış oranları arasındaki dengeyi gözlemlemek, ya da rekabetçi piyasanın etkisinin hangi bölgelerde daha etkin olduğu hakkında yorum yapmak mümkün değildi. En iyi ihtimalle bugün için çok basit diyebileceğiniz raporları elde etmek bile aylar alabilirdi.

Tabi ki bu gidişata yön verenler yine ileri görüşlü, girişimci firmalar oldu. Çünkü verilere erişim ve onları gözlemlemek gelecek yatırımları için, durum analizleri için diğer firmalara nazaran çok daha fazla önem teşkil ediyordu. Günümüz bilgisayarlarının yeni bir eğilim olarak hızla yükselmeye başladığı 1970 lerde veri üzerindeki düşünceler de hızla gelişti. Bir veriye ulaşmak için bünyesindeki bilgi işlem merkezine başvurarak aylar sonrasına cevap almak yerine istenen veriye bir anahtar veri elementi eklenebilirdi. Yani bir müşterinin müşteri id sine sahip olması ve bu id ile o müşterinin önceki 3 ay boyunca yaptığı alış verişler, şirkete ne kadar para transferi yaptığı veya satın aldığı ürünler gibi bilgiler belli dosyalara ya da kayıt teyplerine belirli periyodlarla aktarılarak saklanabilirdi. Bu saklama işi de mesai saatleri içerisinde değil gece vardiyasında ya da hafta sonları şirket tatildeyken yapılsa çok daha verimli olabilirdi. Daha sonra da bu kayıt dosyaları ya da teypler küçük bilgisayarlara aktarılarak hem de her veri kümesi için ayrı programlar yazmadan tek tek raporlama araçları ile süzülüp karar mekanizmasına katkıda bulunabilirlerdi. Ve bu da bilgi işlem merkezindeki kişilerinde daha farklı konularda çalışabilmesi için ekstra zaman üretebilecekti.

Ve böylelikle karar mekanizmasında çok da önemli olmayan veriler sürekli raporların değerlendirmesinde süreci yavaşlatmayacaktı. Hem de karar vermesi gereken uzmanlar da bu ihtiyaçları olmayan bilgileri görmek zorunda kalmayacaklardı. Bilgi işlem departmanları da standart çalışma düzenleri olan ar-ge yapabilecek süreleri daha uzun olan birimler haline geldi.

2 farklı bölgede çalışma pazarlama ağları bulunan bir şirketi düşünün. Birisi orta Anadolu diğeri doğu Anadolu bölgesine bağlı pazarlama ağları olsun. Ve bu pazarlama ağlarının da değerlendirmesi birbirlerinden farklı ele almak gereksin. Şöyle ki orta Anadolu’daki satış oranlarını gözlemlemek Tüm Türkiye bazında karar vermenizi sağlarken ya da orta Anadolu bazlı pazarlama ağınızın durumu görmek sizin için daha sıklıkla gerekli iken: siz bu verileri her seferinde hem orta Anadolu hem de Doğu Anadolu bölgesinin verilerinden ayrıştırmak zorunda kalıyorsunuz. Bilgi işlem departmanı tarafından aylar süren çalışma sonucu ihtiyacınız olmayan veriler elinizde fazladan bulunuyor. Tabi ki 1970 lerde bu sistemlerle uğraşan insanlar çoğu zaman bu raporları ya çok geç alıyorlardı ya da almaktan vazgeçiyorlardı.

Bu dönemde IT firmaları da çözüm arayışlarını hızlandırdı. Teradata 13 Temmuz 1979 tarihinde Brentwood Californiada bir garajda kuruldu. Ve ismini Terabyte boyutunda veriyi yönetme misyonu çerçevesinde Teradata olarak belirledi. 1976 ile 1979 yılları arasında yeni bir konsept ile kurulan Teradata şirketi California Institute of Technology (Caltech) bünyesinde araştırmalarına başladı. Bu araştırmaları CitiBankın ileri teknoloji grubu ile bir çekişme haline geldi. Teradata kurucularının amacı karar destek mekanizmaları için paralel işlem yapabilme gücüne sahip çok işlemcili yeni bir veri tabanı mimarisi gerçekleştirmekti.

Kaynak : Dama Guide,Datawarehouse Toolkit / www.yusufarslan.com

About Yusuf Arslan

Sakarya Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra kariyerine Datawarehouse-Database Uzmanı olarak devam etmektedir Sitenin kurucusu ve yazarıdır. yusufarslanbm@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir

Veri ambarı projelerinde yapılacak 10 hata

Merhaba Veri ambarı projelerinde yapılan,deneyimlerimden gördüğüm ” yapılan 10 hatayı” listeliyorum.  Bunlar arasında bana göre …

Bir Cevap Yazın